21. Yüzyılın En Önemli Arkeolojik Keşiflerinden Biri Sivas'ta Gerçekleştirildi
Sivas'ın Yıldızeli ilçesindeki Kayalıpınar Antik Kenti'nde yürütülen kazı çalışmalarında, Hitit Kralı II. Tudhaliya dönemine ait 131 çivi yazılı tablet ve tablet parçası bulundu. Önceki sezonlarda ortaya çıkarılan eserlerle birlikte 184'e ulaşan tabletlerin, 21. yüzyılda keşfedilen en kapsamlı Hititçe kraliyet arşivini oluşturuyor.
Yaklaşık 3 bin 400 yıllık belgelerde, Hitit Devleti'nin yönetim ve askerî faaliyetlerinin yanı sıra dönemin salgın hastalıklarına, bir bebek prensesin ölümüne ve kraliyet ailesinin yaşantısına ilişkin dikkat çekici bilgiler yer alıyor.
Sivas'ın Yıldızeli ilçesinde, Kızılırmak kıyısında bulunan ve Hitit Devleti'nin önemli yönetim merkezlerinden biri olarak bilinen Kayalıpınar (Samuha) Antik Kenti'ndeki arkeolojik kazılarda, Anadolu tarihine ışık tutacak önemli bir keşfe imza atıldı.
Kültür ve Turizm Bakanlığının himayelerinde, Koç Üniversitesi tarafından yürütülen kazı çalışmalarında gün yüzüne çıkarılan çivi yazılı tabletler, Hititlerin siyasi, askerî, dinî ve sosyal yaşamına ilişkin son derece önemli bilgiler sunuyor. Dönemin devlet yönetiminden diplomatik ilişkilerine, askerî faaliyetlerinden inanç dünyasına ve günlük yaşamına kadar pek çok alana ışık tutan bu tarihî belgeler, yaklaşık 3 bin 400 yıl öncesine ait bilinmeyenleri gün yüzüne çıkarırken Hitit medeniyetinin daha iyi anlaşılmasına ve Anadolu'nun köklü tarihinin aydınlatılmasına önemli katkılar sağlıyor.
1906 yılında Hattuşa'da keşfedilen tabletlerden sonraki en önemli Hitit arşiv keşiflerinden biri olarak değerlendirilen buluntular, Kayalıpınar'ı dünya arkeolojisi açısından da önemli bir konuma taşıyor.
Tabletlerde 3 Bin 400 Yıl Önce Yaşanan Salgın ve Bebek Prensesin Ölümü Yer Alıyor
Kazılarda ortaya çıkarılan Hititçe ve Hurrice belgeler, devlet yönetimi ve askerî faaliyetlerin yanı sıra yaklaşık 3 bin 400 yıl önce yaşanan olaylara da ışık tutuyor.
Tabletlerde yer alan en dikkat çekici bilgilerden birini, şehirler arasında yayılan ve özellikle çocuklarla bebekleri etkileyen yüksek ateşli bir salgına ilişkin kayıtlar oluşturuyor. Belgelerde, salgın sırasında hastalanan bir bebek prensesin sağlık durumunun takip edildiği, daha sonra hayatını kaybettiği ve kendisi için düzenlenen cenaze töreninin de kayıtlara geçirildiği anlaşılıyor.
Kraliyet ailesinin yaşadığı bu acı olayın binlerce yıl sonra çivi yazılı belgeler aracılığıyla gün yüzüne çıkarılması, tabletlerin yalnızca siyasi ve askerî tarih açısından değil, dönemin toplumsal yaşamının anlaşılması bakımından da önemli bilgiler içerdiğini ortaya koyuyor.
Hitit Generallerinin Kraldan Yardım İstediği Mektup Bulundu
Kazılarda ortaya çıkarılan bir başka önemli belge ise Hitit Devleti'nin askerî teşkilatı ve haberleşme sistemine ilişkin bilgiler içeriyor.
Batı Anadolu'da görev yapan Hitit generallerinin krala gönderdikleri mektupta, karşı karşıya kaldıkları düşman tehdidini anlatarak asker, at ve savaş arabası desteği talep ettikleri görülüyor. Generallerin, gerekli yardımın ulaşmaması durumunda ordunun yok olabileceği yönünde ciddi uyarılarda bulunduğu da belgelerden anlaşılıyor. Söz konusu mektup, Hitit Devleti'nin askerî faaliyetleri, merkezî yönetimi ile ordusu arasındaki haberleşme ve dönemin savaş koşulları hakkında önemli ipuçları sunuyor.
Kayalıpınar'da Farklı Medeniyetlerin İzlerine Ulaşıldı
Yaklaşık 3 bin 800 yıllık geçmişe sahip Kayalıpınar Antik Kenti'nde 2005 yılından bu yana sürdürülen kazılarda, Hitit krallarına, prens ve prenseslerine ait mühür baskıları, çivi yazılı tabletler, mezarlar ve farklı medeniyetlere ait mimari kalıntılar ortaya çıkarıldı.
Hitit Devleti'nin önemli siyasi, askerî, ticari ve dinî merkezlerinden biri olan Samuha, kraliyet ailesinin burada bulunması ve devlet işlerinin yürütülmesi nedeniyle dönemin yönetim sistemi içerisinde önemli bir yere sahipti. Antik kentte gerçekleştirilen çalışmalar, bölgenin Hititler dönemindeki öneminin yanı sıra Anadolu'nun farklı dönemlerine ait kültürel birikiminin ortaya çıkarılmasına da katkı sağlıyor.