Akdeniz Üniversitesi Endometriozis Farkındalık Ayı Etkinliği Düzenlendi
Akdeniz Üniversitesi Endometriozis Farkındalık Ayı Etkinlikleri kapsamında Minimal İnvaziv Jinekolojik Endoskopi Platformu Etkinlikleri gerçekleştirildi. Etkinlikte alanında uzman isimler ve hastalar deneyimlerini paylaştı.
ENDOMETRİOZİS, KADINLARIN YÜZDE 10'UNDA VAR
Açılış konuşmasını yapan Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, “Akdeniz Üniversitesi olarak Endometriozis Farkındalık Ayı kapsamında bir araya gelmek hakikaten çok büyük mutluluk benim için bir tıp doktoru olarak. Bugün çok konuşulması gereken ama çok da bilinmeyen çok yaygın olan bir hastalıkla ilgili konuşacağız. Endometriozis, o kadar çok ki toplumda yüzde 10, fertilite yaşında olan kadınların yüzde 10'unda var. En büyük semptomu da aslında en bilinen semptomu da ağrı; karın ağrısı. Ancak bu hastalara maalesef tanı da çok hızlı konamıyor. 6 yıl, 7 yıl kapı kapı dolaşıyorlar ama bir türlü dertlerine çare olamıyorlar. Hatta bazen o ağrıları psikiyatrik olarak tanımlanıyor. Bu anlamda tanısı zor bir hastalık endometriozis; daha sonra da bazen de tedavisi zor olan bir hastalık. Bu anlamda bu kadar çok yaygın kadınlar arasında olan bir hastalığın farkındalığının olması da hakikaten çok kıymetli.” dedi.
TEDAVİYİ KENDİ YÖNTEMLERİMİZİ BULARAK YAPMAMIZ GEREKİYOR
Rektör Özkan, “Geçen hafta Hong Kong’daydım ve her zaman şunu hissederim başka bir yere gittiğim zaman; her zaman dönüşü güzel oluyor bu yolculukların. Çünkü çok güzel bir ülkede yaşıyoruz, muhteşem bir ülkede yaşıyoruz. Ancak tabii güzel bir ülkede yaşarken her güzelliğin bir bedeli var; bu bedeli de ödüyoruz. Nasıl ödüyoruz bunu? İşte kuzeyde Rusya-Ukrayna savaşı var, güneyde hala Suriye’nin bir istikrarsızlığı var. Doğu’da şu an İran’a Amerika’nın ve İsrail’in çok büyük bir saldırısı oldu ve bu saldırı da maalesef 5. gününde bugün, bu saldırıda maalesef bir okula yaptı ilk saldırısını ve yüzün üzerinde kız öğrenciyi katlettiler. Bu da bir semboldü aslında, bu sembolle başladı bu savaş. Bu anlamda çok ürkütücü; dünyanın gittiği yer çok ürkütücü. Aslında dünya her zaman ürkütücüydü ama teknolojinin gelişmesiyle bu daha da hızlandı ve daha büyük kitleler şeklinde insanları öldürebiliyorlar. Bundan niye bahsettim? Ne alakası var bugünkü konuyla? Sabah buraya gelirken birçok genç kız gördüm yolda ve onların yüzde 10’unda endometriozis var ve kapı kapı dolaşıyorlar; tanı konamıyor çoğu zaman, tedavisi çok zor oluyor. Biz de bu savaşlara göğüs germek için her zaman çok teyakkuzda ve çok güçlü olmamız gerekiyor. Nereden geçiyor bunun yolu da? Elbette teknolojide, bilgide ve bilimde en ileri olmaktan geçiyor. Biz de bir üniversiteyiz, Akdeniz Üniversitesi’yiz; bu anlamda da endometriozis, ‘nasıl bağlayacaksınız diye düşündünüz belki buna’ endometrioziste en hızlı tanıyı koymamız gerekiyor ve Akdeniz Üniversitesi olarak da tedaviyi kendi yöntemlerimizi bularak yapmamız gerekiyor. Çünkü bilgi güç, yetenek güç, teknoloji güç. Bunu da burada bir sürü jinekolojide, obstetride çok iyi isimler var. O potansiyeli gördüğüm için söylüyorum; hepsinin geçmişini biliyorum, yeteneklerini biliyorum. Hepsinin CV’sine baktığım zaman ilk 100’de, ilk 1000’de insanlar. Bilgi güç sayın hocalarım, kıymetli öğrencilerimiz. Lütfen ülkemiz için bu gücü kullanmamız gerekiyor. Ben en çok endometriozis'i bununla bağdaştırdım açıkçası; en iyi tanıyı, en hızlı şekilde ve kendi yöntemlerimizi bularak yapmamız gerekiyor. O zaman endometriozis'li birçok hasta akacak Akdeniz Üniversitesi'ne ve Antalya'ya. Bu da bize güç sağlayacak. Bu farkındalık ayındaki organizasyon için de hocalarıma çok teşekkür ediyorum katkılarından dolayı.” ifadelerini kullandı.
ÇOK ZOR BİR HASTALIKTIR
Açılış konuşmasının ardından sunumlar yapıldı. Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. İnanç Mendilcioğlu, “Her hastalık için böyle günler, aylar yapılmıyor ama bazı hastalıklar için bu gerçekten gerekiyor. Endometriozisin nasıl bir hastalık olduğunu bir hasta bilir, bir de bunu takip eden doktor bilir. Gerçekten çok zor bir hastalıktır; yaşayan bilir bunu. Hastaya yaşattığı sorunlar bunlar geçici değil kalıcı hastalıklardır. Bunların takibi, tedavisi gerçekten de zordur. Hem hastayı yorar hem de hekimi yorar; ciddi bir sorumluluktur. İnsanların beklentileri, tam tedavi olma beklentileri her zaman karşılanamaz. Bazen bu hastalık suistimal de edilebilir ama gerçek tanısı konan vakalarda, ehil ellerde gerçekten çok iyi sonuçlar alınabilir.” dedi. Mendilcioğlu, “Organizasyonun yapılmasında Utku Doğan hocaya, MİJİD'e (Minimal İnvaziv Jinekolojik Onkoloji Derneği) ve diğer derneklere, katkıları için de Sayın Rektörlüğümüze teşekkür etmek istiyorum.” ifadelerini kullandı.
BU HASTALIĞI DAHA BİLİNİR, DAHA GÖRÜNÜR KILMALIYIZ
Tıp Fakültesi Jinekolojik Onkoloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selen Doğan, “Mart ayı Endometriozis Farkındalık Ayı olarak tüm dünyada kutlanmakta. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’ne de yaklaştığımız bu günlerde, kadınların sorunlarıyla ilgili aslında konuşacak çok fazla şey var. Ben kısaca bir giriş yapmak istiyorum. Sevgili Duygu Asena’nın 'Kadının Adı Yok' isimli kitabıyla söze başlamak istiyorum. Biliyorsunuz kadın kimliği, toplumsal rolleri ve toplumdaki cinsiyet eşitsizliğini eleştirel bakış açısıyla anlatan bir kitap bu. Kadını hep birinin eşi, kızı ya da annesi olarak tanımlanmasıyla ilgili eleştirel bir bakış açısı sunan bir kitap. Kadının bedeni, kimliği, kariyeri hep erkek merkezli normlarla sınırlandırılmaya, tanımlanmaya çalışılmış gerçekten. Ama biraz da iyimser olmak gerekir diye düşünüyorum. Çünkü kadınları el üstünde tutan bir devlet geleneğimiz de var. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kadınların toplumsal görünürlüğü adına modernleşme programının bir parçası olarak birçok modern Avrupa ülkesinden önce kadınlara seçme ve seçilme hakkı tanıdığını hatırlatmak isterim. Bu nedenle kadının adı en çok bizim ülkemizde olmalı, kadının sesi en çok bizim ülkemizde çıkmalı. Birazdan dinleyeceğimiz bu sessiz, sinsi; semptomları bireysel ve toplumsal olarak küçümsenen, ötelenen, kadını toplumsal hayattan izole eden, dışlayan bu hastalığı daha bilinir, daha görünür kılmalıyız. Bunun için bugün burada toplandık. Destekleri için Akdeniz Üniversitesi Rektörlüğümüze, katılımlarınız için sizlere teşekkür ederim.” şeklinde konuştu.