☰
✕

Gazeteciler Antalya'da Buluştu

Akdeniz Üniversitesi ev sahipliğinde Gazeteciler Cemiyeti ve Antalya Gazeteciler Cemiyeti iş birliğiyle düzenlenen "Gazeteciler Antalya'da Buluşuyor" etkinliği gerçekleştirildi.

"Gazeteciliğin Bugünü ve Yarını" temasının ele alındığı Gazeteciler Antalya'da Buluşuyor etkinliği Akdeniz Üniversitesi İletişim Fakültesi Konferans Salonu'nda gerçekleştirildi. Etkinliğe Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ayşe Gülbin Arıcı, Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Nazmi Bilgin, Antalya Gazeteciler Cemiyeti Başkanı İdris Taş, Akdeniz Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Seçil Deren Van Het Hof, basın mensupları, akademisyenler ve iletişim fakültesi öğrencileri katıldı.

Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, gazeteciliğin bir meslekten öte toplumun aynası olduğunu belirterek, hız çağında doğruluk, etik ve bilim haberciliğinin önemine dikkat çekti.

YANLIŞ BİR HABERİN ÖZRÜ DOĞURDUĞU ZARARI GERİ ALAMAZ

Gazetecilik mesleğinin temel ilkeleri ve geleceğine dair önemli değerlendirmelerde bulunan Rektör Özkan, günümüzde haberin saniyeler içinde milyonlara ulaştığına işaret ederek "Hızın bu kadar değerli sayıldığı bir dünyada, size belki de şaşırtıcı gelecek bir şey söylemek istiyorum: Gazeteciliğin en büyük cesaretlerinden biri, bazen haberi hemen yayımlamamaktır. Doğrulamak için beklemek. İkinci bir kaynağa ulaşmak için beklemek. Yanlış bir haberin özrü, çoğu zaman doğurduğu zararı geri alamaz." dedi.

ŞİDDET, SEYİRLİK GÖSTERİYE DÖNÜŞTÜRÜLMEMELİ

Rektör Özkan, "Şiddet haberleri, felaketler, cinayetler ve çatışmalar elbette haber değeri taşır. Gazeteciliğin görevi bunları örtmek, görmezden gelmek veya toplumdan saklamak değildir. Tam tersine, şiddeti ortaya çıkarmak, sorumluları araştırmak, ihmalleri göstermek ve mağdurların sesini duyurmak gazeteciliğin vazgeçilmez sorumluluklarındandır. Ancak burada ince ama hayati bir çizgi vardır: Şiddeti haber yapmak başka, şiddeti seyirlik bir gösteriye dönüştürmek başkadır. Bir cinayetin ayrıntılarını tekrar tekrar yayımlamak, şiddetin yöntemlerini adım adım anlatmak, saldırganı büyüten bir dil kullanmak, mağdurun mahremiyetini ihlal etmek ya da acıyı reyting malzemesine dönüştürmek, toplumu bilgilendirmekle aynı şey değildir." şeklinde konuştu.