Kırşehirli Çevreciler Kırşehirde Altın Madeni İstemiyoruz Dedi

TOPRAĞIN ÜSTÜ ALTINDAN DEĞERLİ

KIRŞEHİRLİ ÇEVRECİLER SEMPOZYUMU SONUÇ BİLDİRGESİ
Bizler, 6 Mart 2024 Çarşamba günü Kırşehir’de, Neşet Ertaş Kültür Sanat
Merkezi’nde gerçekleştirilen “Toprağın Üstü, ‘Altından’ Değerli. Kırşehir İliç Olmayacak.
“Altıncı’ Şirketler istemiyoruz.” temalı sempozyuma katılan kişi ve kuruluşlar olarak diyoruz
ki;
Altın madenlerinin yapılma sürecinde ve sonrasında doğaya verdiği zararları bilimsel
olarak da kanıtlanmış bir gerçek olarak karşımızda duruyor.
Ağaçlık-ormanlık alanların madenciliğe açan yönetmeliğin ise hiçbir kabul edilebilir
bir yanı yoktur.
Ağaçların yok edilmesi Doğanın yok edilmesi; Doğanın yok edilmesiyse Dünyanın ve
insanlığın yok edilmesidir.
Her aşaması doğaya ve insana büyük zararlar veren altın madenciliği kapitalist üretim
ve kâr hırsının bir sonucu olarak karşımıza çıkıyor.
Altın arama çalışmaları sırasında yapılan sondajlar ve bu çalışmaların sonucundaki
doğal tahribatla, binlerce hektarlık topraklar sıyrılarak adeta doğal bir katliama yol açıyor.
Yine madencilik sırasında yapılan dinamitli patlatma ve siyanürlü su vasıtasıyla yapılan altın
ayırma işlemiyle de doğanın ve insanın zehirlenmesinin önü açılıyor.
Şubat ayında Erzincan'ın İliç ilçesinde altın madeni sahasında büyük bir toprak
kayması meydana geldi ve yaklaşık 10 milyon metreküp toprak, saniyede 10 metre hızla 800
metrelik bir alana yayıldı. 9 canımız ise toprak altında kaldı. Yaşanan bu vahim olay bile şu
ana kadar söylediklerimizin doğruluğunu gösteriyor.
Bilindiği üzere Madencilikte önce toprak içinde bulunan değerli metal miktarı
belirlenir. Bu işleme altın arama denir. Arama için yüzlerce noktada sondajlar açılarak
örnekler alınır. Bu sondajlar da ormanların ve meraların ilk yaralarıdır. Açılan yollar daha ilk
aşamada binlerce ağacın kesilmesine neden olur. Ormanlar ve verimli arazilerimiz yavaşça
parçalanır.
Bu işlemlerin ardından ise projelendirme süreci başlar. Projelendirme aşamasında
orman alanları, tarım arazileri, meralar ve su kaynaklarının kullanım izni o bölgede yaşayan
insanlarımızın hayatları ve hayatta kalma uğraşları hiçe sayılarak madenlere devredilir.
Altın madeni toprakta sim halinde dağınık olarak bulunduğu için kârlı bir işletme için
binlerce hektarlık alana ihtiyaç duyulur ve bu işletmeler doğayı adeta kemirerek yok ederler.
Bu nedenle insandan, doğadan ve doğal yaşamın geleceğinden yana olan herkesin bu
vahşi kapitalist girişimlerin karşısında olması gerekir.
Kırşehir’in su havzasından dolayı siyanürün Kırşehir’i tehdit edeceğinin bilinmesi
gerekir. Hayvancılığın, doğanın ve tarımım yok olmaması için; Boztepe’nin, Kırşehir’in ve
Bölgemizin gelecekte bu sorunları yaşamaması için sularımızın zehirlenmesine müsaade
etmeyeceğiz.
Maden aramayla ve çevreye vereceği zararlarla ilgili gerçekleştirilen Sempozyuma
katılanlar ve Sonuç Bildirgesine imza veren aşağıdaki siyasi partiler, STK’lar, Meslek
Odaları, Sendikalar, Dernekler ve kişiler olarak bundan sonraki hukuki ve yasal süreçlerin
takipçisi olacak; topraklarımıza sahip çıkacağımızı tüm kamuoyunun bilgisine sunarız.