Özgür Özel, partisinin Eskişehir'de gerçekleştirilen Grup Toplantısı'nda konuştu
Özgür Özel, partisinin Eskişehir'de gerçekleştirilen Grup Toplantısı'nda konuştu. Cumhuriyet Halk Partisi lideri Özel, 'Değerli milletvekillerimiz, kıymetli grubum, Türkiye'nin dört bir tarafından grubumuzu onurlandıran değerli misafirler, hepiniz hoş geldiniz, şeref verdiniz. Bugün Cumhuriyet Halk Partisi'nin Türkiye Büyük Millet Meclisi Grup Toplantısı'nı Eskişehirimizde yapıyoruz. Bugün hem ev sahibiyiz, hem misafiriz' dedi. Özel, şunları söyledi:
“UMUTLA DOLMAYA, GÜÇ ALMAYA GELDİK”
“Bu eşsiz ev sahipliği için İl Başkanımız Talat Yalaz’ın şahsında tüm ilçe başkanlarımıza, Cumhuriyet Halk Partisi örgütüne saygılarımı sunuyorum. ‘Eskişehir’ denince Türkiye’nin ve dünyanın dört yanından konuklara ev sahipliği yapan, partimizin göğsünü kabaran bu şehrin bugünlere gelmesinde, bozkırın ortasında bir cennet yaratan Eskişehir’in efsane Rektörü, Büyükşehir Belediye Başkanı, siyasetteki ustamız Yılmaz Büyükerşen’in saygıyla selamlıyorum. Onun emanetine gözü gibi bakan Eskişehir’in seçilmiş, kadın Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce’ye ev sahipliği için teşekkür ediyorum. Merkezdeki iki Belediye Başkanımız Kazım Kurt’un ve Ahmet Ataç’ın şahsında tüm belediye başkanlarımıza teşekkür ediyorum. Partinin Eskişehir’den seçilmiş ve tarihin doğru tarafında duran Milletvekililerimiz Utku Çakırözer’i ve İbrahim Arslan’ı sevgiyle kucaklıyorum. Gençliğin, özgürlüğün, Cumhuriyet’in şehrindeyiz. Sosyal demokrat belediyecilikle kalkınan, bozkırın ortasında hizmetin, kültürün, çağdaş yaşamın simgesi haline gelen bir şehirdeyiz. Bugün bu kente hem umut olmaya, hem de bu kente her geldiğimizde olduğu gibi umutla dolmaya, buradan güç almaya geldik. İnancımıza inanç, gücümüze güç katan ve bizimle birlikte burada çok önemli bir grup toplantısında, çok önemli bir günde hem grubumuza misafir olan, hem de bu güzel kentte bizi misafir eden tüm Eskişehirlileri saygıyla selamlıyorum. Hepiniz hoş geldiniz.”
“SOKAK SOKAK, MEYDAN MEYDAN BİRLİKTE BÜYÜYORUZ”
“Malum partimize yönelik saldırıların ardında Ankara’da durmadık. Binalardan çıktık, milletimize sığındık. Köy köy, belde belde, şehir şehir geziyoruz. Sokak sokak, cadde cadde, meydan meydan hep birlikte büyüyoruz. Türkiye’nin hasret kaldığı yeni siyaseti milletimizle birlikte kuruyoruz. Belki şatafatlı binalarımız, görkemli sahnelerimiz, büyük otobüslerimiz yok. Bazen bir bankın üstünde, bazen bir köy kahvesinde bir sandalyenin üzerindeyiz. Ama şükürler olsun ki milletimizin gönlündeyiz. Son grup toplantımızın ardından hep birlikte sahadaydık. 2 Temmuz’da Sivas’ta Madımak Katliamı’nın acısını paylaştık, ailelerle kucaklaştı. 33 yıldır gözyaşı dinmeyenlerle, içindeki kor ateş sönmeyenlerle birlikteydik. Buradan bir kez daha Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en büyük utançlarından birinde orada kaybettiklerimizi saygıyla anarken, Madımak’ın utanç müzesi olacağı ve o günün utanç günü olarak kanunla Meclis’ten geçeceği güne kadar o acıyı yüreğimizde taşımaya devam edeceğimizi ifade ediyorum. 2 Temmuz’un ardından 5 Temmuz’da Başbağlar’da ben olamadım ama kıymetli heyetimiz oradaydı, milletvekillerimiz oradaydı. Başbağlar Katliamı’nı bir kez daha lanetliyor, hayatını kaybedenleri rahmetle anıyorum.”
“MİLLETİN KARARLILIĞI ÖNÜNDE KİMSE DURAMAYACAK”
“Ardından Kastamonu’daydık; orman işçileriyle, esnafla, kadınlarla bir araya geldik. Dertleri dinledik, çözüm önerilerimizi anlattık. Zonguldak’a geçerken Karabük Safranbolu’da, Yenice’de yolumuza çıkan, yolumuzu kesen ve büyük bir sevgi seliyle bizleri kucaklayanlarla hem umudumuzu pekiştirdik, hem mücadelemizi büyüttük. Cumartesi günü emeğin başkentindeydik. Ecevit’in, Karaoğlan’ın gönlündeki memleketinde, seçim çevresindeydik. Kara elmas diyarı Zonguldak’taydık. Esnaf ziyareti diye yola çıktık. Ancak on binler olduk, sel olduk ve aktık. Zonguldak’tan bütün Türkiye’ye mücadelenin ve kararlılığın fotoğrafını yolladık. Tüm kara elmas diyarına, emeğin başkentine bir kez daha selam olsun. Bugün butlan kararından sonra çıktığımız yolda 19’uncu şehirde sizlerle birlikteyiz. Gençlerin umuduyla, annelerin duasıyla her şehirde büyüyerek yürüyoruz. Bu yürüyüş bir partinin, bir grubun, bir liderin yürüyüşü değildir. Bu yürüyüş yok sayılan, hor görülen, karınca gibi ezilmek istenen bir milletin yürüyüşüdür. Eskişehir’den haykırıyorum ki ant olsun ki milletin azim ve kararlılığının önünde hiç kimse duramayacaktır.”
“ÇOKLU KRİZLER ORTAMININ İÇİNDEYİZ”
“Değerli arkadaşlar yıllardır bitmeyen, kronik hale gelen, öyle başladığı yılla filan anılmayan, 10 yılı bulan çoklu krizler ortamının içindeyiz. 2018’de parlamenter sistem ortadan kaldırıldı, yerine tek kişilik bir yönetim anlayışı getirildi. O günlerde itiraz etmiştik, o günden bugüne de hep birlikte çilesini çekiyoruz. Üzerinden tam 8 yıl geçti. O tarihten bu tarihe bırakın, ‘Verin yetkiyi görün etkiyi’ diyenlerin, enflasyonla, hayat pahalılığıyla mücadele, dövizin düşürülmesi, işsizliğin azaltılması, o günden bugüne memleket bir felaket yaşıyor. O günden bugüne milletin yüzü hiç gülmedi. Demokrasi zedelendi, adalet keyfileşti. Liyakatsizlik derinleşti. İşsizlik, yolsuzluk, enflasyon, hayat pahalılığı, enflasyon her birisi daha kötüye gitti. ‘Enflasyonun belini kıracağız’ dediler, kırılan vatandaşın beli oldu. ‘Yeni bir sistem getireceğiz, iyi olacak’ dediler bu sistem Türkiye’ye gelmedi. Maalesef o günden bugüne Türkiye’ye AK Parti’nin kara düzeni yerleşti. Dünyanın en güzel coğrafyasında yaşıyoruz hep birlikte. Genç oranı yüksek 86 milyon nüfusumuz var. Taşı sıksa suyunu çıkaran çalışkan insanlarımız var. Gözü kara müteşebbislerimiz var. İş insanlarımız, Anadolu kaplanlarımız var. Adamı ters diksen düz çıkan verimli ve bereketli topraklarımız var. Tarihiyle, kültürüyle, turizmiyle dünyayı kıskandıran, önü açık ve aslında büyümesi, gelişmesi, yükselmesi, zenginleşmesi engellenemez bir ülkemiz var. Ama biz Avrupa’da yoksullukta birinciyiz. Avrupa’da işsizlikte birinciyiz. Avrupa’da yüksek faizde birinciyiz. Gelir ve vergi adaletsizliğinde Avrupa’da birinciyiz.”