Sakaryanın Akyazı İlçesinde Yaşanan Ögretmen Şiddetine Ögretmenlerden Tepki

Son dönemde ülke genelinde artış gösteren eğitim çalışanlarına yönelik şiddet olaylarının, ne yazık ki ilçemizde de yaşanıyor olması bizleri derin bir üzüntüye sevk etmekte, aynı zamanda ciddi bir endişe ile karşı karşıya bırakmaktadır. Toplumun her kesimini yakından ilgilendiren bu tür olayların artış göstermesi, eğitim ortamlarının güvenliği ve niteliği açısından dikkatle ele alınması gereken bir soruna işaret etmektedir.

Akyazı’da eğitim öğretim yılı içerisinde yaşanan şiddet olaylarının tümü, eğitim çalışanlarının ne denli hassas ve korunmasız bir ortamda görev yaptıklarını bir kez daha açıkça ortaya koymuştur. Bu tür olaylar, eğitim camiasında derin bir üzüntü yaratmakla kalmamakta; aynı zamanda öğretmenlerin mesleki motivasyonunu, çalışma huzurunu ve verimliliğini de olumsuz etkilemektedir. Şiddetin hiçbir gerekçesi olamaz ve hiçbir koşulda kabul edilemez. Bu tür davranışların görmezden gelinmesi ya da yeterince güçlü tepkilerle karşılanmaması, toplumda yanlış bir algının oluşmasına neden olabilmektedir. Ayrıca Kamuoyu tarafından eğitim çalışanına dönük; itibar suikasti niteliğindeki eylem ve söylemler, bu olayları tırmandıran ana etkenlerdenlerdendir. Eğitim çalışanlarına yönelik saldırıları sıradanlaştıran, cezasızlık algısını güçlendiren ve gerekli önlemleri zamanında hayata geçirmeyen yaklaşımların karşısında durulması büyük önem taşımaktadır. Bu gerekçelerle Milli Eğitim Bakanlığı başta olmak üzere ilçemiz özelinde Akyazı İlçe Kaymakamlığımız ve İlçe Milli Eğitim Müdürlüğümüzün de bu konuda daha hassas olması ve okullarda yaşanan tüm şiddet olaylarına ilişkin önleyici tedbirler alması gerekmektedir. Yetkilileri bir kez daha göreve çağırıyoruz: Eğitim kurumlarında fiziki ve idari güvenlik önlemlerinin artırılması, Şiddet olaylarına karşı caydırıcı, hızlı ve etkin yaptırımların uygulanması, Eğitim çalışanlarının haklarını, saygınlığını ve can güvenliğini koruyacak yasal düzenlemelerin gecikmeksizin hayata geçirilmesi için gerekli çalışmaların yapılması, Toplumda eğitimcilere yönelik saygı kültürünü güçlendirecek farkındalık çalışmalarının artırılması büyük önem arz etmektedir. Unutulmamalıdır ki; öğretmene uzanan el, yalnızca bir bireye değil, toplumun ortak geleceğine uzanmaktadır. Eğitim çalışanlarına yönelik şiddetin son bulduğu, herkesin kendini güvende hissettiği, saygı ve anlayışın hâkim olduğu bir eğitim ortamının sağlanması hepimizin ortak sorumluluğudur. Eğitim çalışanlarına yönelik her türlü şiddetin karşısında durmaya, bu konuda toplumsal duyarlılığı artırmaya ve gerekli tüm yasal ve idari adımların atılması için sürecin takipçisi olmaya kararlılıkla devam edeceğimizi kamuoyuna saygıyla duyururuz.