UZAY BİR LABORATUVAR
Uzayın artık bir keşif hedefinden çok daha fazlasına dönüştüğünü belirten Rektör Özkan, mikro yerçekimi ortamının insan vücudu üzerindeki etkilerine dikkat çekerek “Mikro yerçekimi ortamında insan vücudu değişmeye başlar. Kemik oluşumu yavaşlarken, kemik kaybı devam eder. Etkili önlemler alınmadığında astronotlar her ay kemik kütlelerinin yaklaşık yüzde bir ila ikisini kaybedebilir. Bilim insanları bu süreci inceleyerek yalnızca astronotları nasıl koruyabileceklerini değil, aynı zamanda yaşlandıkça kemiklerimizin neden zayıfladığını ve Dünya’da osteoporozu nasıl daha iyi tedavi edebileceğimizi de öğreniyor.” şeklinde konuştu.
Uzay uçuşlarının hücreleri, kasları ve biyolojik sistemleri yaşlanmaya benzer şekillerde etkilediğini vurgulayan Rektör Özkan, “Bazen Dünya’da bize ne olduğunu daha iyi anlayabilmek için Dünya’dan ayrılmamız gerekiyor.” dedi.
MARS’TAKİ ACİL DURUMLARDAN UZAK KÖYLERE: TIBBIN GELECEĞİ
Uzay araştırmalarının tıp bilimini dönüştürdüğünü ifade eden Rektör Özkan, Mars görevleri gibi uzak mesafe uçuşlarında ambulans veya hastane imkânı olmayacağını hatırlatarak; geleceğin uzaktan uzman desteğine, akıllı tıbbi sistemlere ve robotik cerrahiye bağlı olacağını belirtti. Uluslararası Uzay İstasyonu’nda minyatür bir cerrahi robotun Dünya’daki cerrahlar kontrolünde simüle edilmiş görevleri başardığını söyleyen Rektör Özkan, astronotlar için geliştirilen bu teknolojilerin bir gün uzak köylere, afet bölgelerine ve sağlık hizmetinden uzak topluluklara uzman bakımı ulaştıracağını dile getirdi.
AKDENİZ ÜNİVERSİTESİ’NİN TIP BAŞARILARI VE HÜCRESEL TEDAVİ
Uzayda canlı doku ve organ üretimi konusundaki gelişmelere de değinen Rektör Özkan, mikro yerçekimi ortamındaki biyobaskı çalışmalarının gelecekte nakil amacıyla kullanılabilecek karmaşık doku ve organların üretilmesine katkı sağlayabileceğini belirtti. Bu vizyonun Akdeniz Üniversitesi için özel bir anlam taşıdığını ifade eden Rektör Prof. Dr. Özlenen Özkan, tıp ekiplerinin imkânsız görünenleri gerçeğe dönüştürdüğünü söyledi. Rektör Özkan, yüz nakli, dünyanın ilk başarılı rahim nakli ve kol nakli başarılarının sadece cerrahi dönüm noktaları olmadığını; bilim, cesaret, teknoloji ve şefkatin birleşimiyle neler yapılabileceğini gösterdiğini belirtti. Bu nakillerin insanlara kimliklerini, annelik ihtimalini, bağımsızlıklarını ve onurlarını yeniden kazandırdığını vurguladı.
ASTRONOTLAR DENEYİMLERİNİ ANLATTI
Rektör Prof. Dr. Özkan’ın açılış konuşmasının ardından Tuğgeneral Alper Gezeravcı öğrencilere hitap etti. Gezeravcı, uzay yolculuğuna ilişkin deneyimlerini ve uzay çalışmalarına dair tecrübelerini öğrencilerle paylaştı. Programda 11 astronot sahneye çıkarak kendilerini tanıttı ve uzay görevleri ile deneyimleri hakkında öğrencilerle bilgi paylaştı. Öğrenciler, farklı ülkelerden gelen astronotların kariyerleri, eğitim süreçleri, uzay görevleri ve uzay araştırmalarına ilişkin deneyimlerini dinleme fırsatı buldu. Astronatların kendilerini tanıtmasının ardından program, öğrencilerin sorularının yanıtlandığı soru-cevap bölümüyle devam etti. Öğrenciler; uzay görevlerinden astronotluk eğitimlerine, uzayda yaşamdan geleceğin uzay çalışmalarına kadar merak ettikleri pek çok soruyu astronotlara yöneltti.
HEDEFLERİMİZ GERÇEKLEŞMEYE DEVAM EDİYOR
Hedeflerinin bir bir gerçekleştiğinin altını çizen Tuğgeneral Alper Gezeravcı, “6-12 Ekim tarihleri arasında Antalya'da icra edilen, yılda bir kez, 3 yıl öncesinden seçilen bir ülkede icra edilen Uluslararası Uzay Kongresi'ni icra ediyoruz. Bu kapsamda Sayın Rektörümüzün öncülük etmesiyle Akdeniz Üniversitesi'nde bu çok kıymetli buluşmayı gerçekleştirme imkanı bulduk. Bugün burada bir araya gelen 11 tane arkadaşımız, etkinliğe, faaliyete katılan 30 arkadaşımızın içerisinden buraya gelenler. Sanmayın ki bu Uluslararası Uzay Kongresi'nin kapsamında ülkemizde bir lütufta bulunuluyor. Türkiye Cumhuriyeti'nin salt ve güçlü iradesiyle uzayda hakkımız olanı almak üzere ortaya koyulmuş Milli Uzay Programı'mızın devamı niteliğinde, özellikle 4 yıldır icra edilen faaliyetlerin bir yansıması. Bugün burada icra edilen faaliyetin de içinde bulunduğu döngüde Uluslararası Uzay Kongresi. Türkiye Cumhuriyeti olarak devletimizin güçlü iradesiyle 2021 yılının Şubat ayında icra edilen Milli Uzay Programı'mızın ardından hedeflerimiz bir bir gerçekleştirilmeye devam ediyor.” dedi.










