Eğitimi konuşmanın toplumun kendisini nasıl tanımladığına, insanı hangi ilke ve değerler doğrultusunda yetiştirmeyi hedeflediğine, gelecek tasavvurunu hangi zihinsel ve kültürel perspektife dayandırdığına dair çok yönlü bir muhasebeye girişmek olduğunu belirten Tekin, eğitimin "birey-toplum-devlet" üçgeni bağlamında hem varoluşsal ve toplumsal bir zorunluluk hem de kamunun kurucu nitelikteki temel görevlerinden biri olduğuna işaret etti. Öğretmenin rehberliğini merkeze alan, üretken düşünmeyi öne çıkaran ve muhakemeyi besleyen bir iklimin temel ihtiyaç olduğunun; bu iklimin verimlilik kadar adaleti, dayanıklılığı ve sürdürülebilirliği de talep ettiğinin altını çizen Tekin, mühim olanın bu değişimi tutarlı stratejik adımlarla ve toplumun gerçek ihtiyaçlarına cevap veren bir zeminde yönetmek olduğunu vurguladı. Eğitimin çok katmanlı bir hüviyete sahip olduğunu, bu çok katmanlı yapı içinde yapay zekâ ve veri temelli araçlar, ölçü ve mahremiyet ilkeleriyle kullanıldığında öğretmenin rehberliğini takviye eden, erişimi genişleten ve karar süreçlerine saha kaynaklı öngörü kazandıran imkânlara dönüştüğünü dile getiren Tekin, "Bu zeminde hedef, öğrenciyi dar meslek kalıplarına hapsetmeyen, değişen dünyada kalıcı kıymeti olan etkili okuryazarlık, öğrenmeyi öğrenme, güçlü muhakeme, problem çözme ve değer temelli karar alma gibi becerilerle donatmaktır." değerlendirmesinde bulundu. "Kapsayıcı bir eğitim düzenini kurmaya gayret ediyor ve onu her geçen gün güçlendiriyoruz"Bakan Tekin, Millî Eğitim Bakanlığı olarak bu bilinçle hareket ettiklerine, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün "Cumhuriyet sizden fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür nesiller ister!" veciz sözünü esas alarak eğitim sistemini güçlendirme yönündeki çalışmalarını aralıksız sürdürdüklerine dikkati çekti. Eğitimi temel insan haklarını, insan onurunu ve adaleti önceleyen, öğretmenin itibarını ve yetkinliğini yükselten, öğrencinin anlamlı öğrenmesini derinleştiren ve velinin güvenini güçlendiren bir kamusal ödev olarak konumlandırdıklarını anlatan Tekin, "Bu anlayışla, ülkemizin medeniyet iddiasıyla çağın ihtiyaçlarını aynı hizada tutan kapsayıcı bir eğitim düzenini kurmaya gayret ediyor ve onu her geçen gün güçlendiriyoruz." diye konuştu. Cumhuriyetin ikinci asrına tekabül eden yeni dönemde, eğitim vizyonu olan "köklerden geleceğe" çizgisinde, öğretmenin rehberliğini merkeze alan, aile-okul iş birliğini güçlendiren, fırsat eşitliğini teminat altına alan, müfredatta canlılık ve krizler karşısında süreklilik üreten bir bütünlükle ilerlediklerini aktaran Tekin; ölçmede adalet, okul ikliminde huzur, rehberlik ve psikososyal destekle tamamlanan bir yapıyı esas aldıklarını kaydetti. Tekin, sözlerini şöyle sürdürdü: "Gayemiz, 'yetkin ve erdemli insanlar' yetiştirmektir. Burada çerçevesini kısaca arz edebildiğim ilke ve önceliklerimizi sahaya tutarlı programlar ve somut adımlar olarak yansıtıyoruz. Erken çocukluktan yükseköğretime kadar bütün kademelerde fiziki kapasite yatırımlarını, öğretmen yetiştirme ve mesleki gelişim politikalarını, müfredat yenilemeleri ile kültürel-sportif projeleri planlı bir program dâhilinde ilerletiyoruz. Elde edilen kazanımlar bugünün ihtiyaçlarını karşılarken, yarının Türkiye'si için kurumsal teminat oluşturmaktadır. Bizler bu yolu yürürken gündemin hızla değiştiğini, kolaycı önerilerin kısa süreli cazibe ürettiğini biliyoruz. Popüler yaklaşımların geçici etkisine kapılmadan, ölçülebilir hedeflerle, şeffaf bir izleme-değerlendirme sistemiyle ve hesap verebilir bir yönetim anlayışıyla ilerliyoruz. Böylece uzun soluklu toplumsal faydanın sesine kulak veren bir istikrar çizgisini muhafaza ediyoruz."Yaklaşımlarını teknolojinin güvenli ve pedagojik kullanımıyla genişleterek, bugünün dünyasının krizleri karşısındaki öngörülü duruşlarını sürdürdüklerini vurgulayan Tekin, şunları kaydetti:Son yirmi üç yılda eğitimin, devlet politikalarının merkezine yerleştirildiğinin altını çizen Tekin, Millî Eğitim Bakanlığının merkezî yönetim bütçesinde 2002'de 4'üncü sıradayken, 2003'ten itibaren ilk sırada yer aldığına ve 2026 yılı bütçesinde de yerini koruduğuna işaret etti.
Eğitim
Yayınlanma: 20 Kasım 2025 - 16:40
Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Bakanlığın 2026 yılı bütçesinin görüşüldüğü TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda sunum yaptı.
Bakan Yusuf Tekin, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda Bakanlığının 2026 yılı bütçesine ilişkin sunumunda, Dünya Çocuk Hakları Günü dolayısıyla dünyada mazlum, ezilen ve zor durumda olan bütün çocukların haklarının hep beraber savunulması gerektiğini söyledi.
Eğitim
20 Kasım 2025 - 16:40
İlginizi Çekebilir









