Bin yataklı devlet hastanesi yapımı devam eden, başlanıldığından itibaren tarih güncellemesi yapılmakta.
Sürecin başlangıcı da farklı olmadı. 2015 yılında sözü verildi, bugün henüz kaba inşaat diye tarif edilen bölümlerinde çalışmalar yürütülmekte.
İlk önce 2023 yılında hizmete gireceği ardında 2024 yılı olarak düzeltme geldi, en son olarak ta 2025 yılı olarak güncellendi.
Birkaç ay sonra tekrar tarih güncellemesi yaşanır.
Oysaki biz duruma son derece alışığız, en ufak bir rahatsızlığımız olmaz. Tecrübe ile sabit, iktidar erkleri bu durumu pekâlâ iyi bilmekte.
Dört yüz yataklı hastanemiz ya da Kadın Doğum ve Çocuk Hastanesi aynı maceraya tabi tutuldu.
2010 yılında yapıma başlanılan ve bitirilme süresi 25 ay olarak ilan edilen Adapazarı- Karasu Demiryolu projesi, 2016 yılında yıkımı gerçekleştirilen ve 2018 yılında hizmete gireceği sözü verilen AFA Kültür Merkezi projesi.
Örnekleri arttırmak mümkün, AKP iktidarının klasiği yatırım modelleri.
“Nerden nereye” diye kulakları tırmalayan naralar vardı hepimizin malumu olan, yine “Eski Türkiye” diye ezberler vardı ya her birini teker teker tecrübe ediyoruz.
Alışkanlıklar kolay terk edilmiyor…
Her konu başlığı üzerine birçok makale kaleme alındı, sonuç hiç değişmedi değişmeyecekte.
Ancak bir başka husus var ki bugünden üzerinde kararlılıkla durmalı ve sonuç alınmalı. İnşaat yapım hızına denk düşecek bir çalışma yürütülmeli.
Şehir içi raylı sistem, 2004 yılından itibaren şehrin gündeminde var olan ancak o yıllardan bugünlere bir metre dahi ray döşenmemiş olan yatırım kalemi.
Her geçen gün yoğunluk artmakta, var olan mevcut yollar yoğunluğa cevap verebilecek nitelikte değil. Sorunun çözüm adresi de kuşkusuz hafif raylı sistemden geçmekte.
Hatırlanacağı üzere seçildiğinin daha ilk günlerinde Ekrem Yüce, bir heyetle Güney Kore ziyaretinde bulunmuş ve yerinde incelemeler yapmışlardı.
Ve şehre döndüklerinde güzergahlar başta olmak üzere müjdelerde bulunmuşlardı.
O günden bu günlere köprünün altından çok sular aktı, bizim hayatımızda değişiklik olmadı. Trafik yoğunluğunun artarak yoluna devam etmesini saymak isek.
Özellikle bin yataklı hastane bölgesindeki yoğunluk günün her saatinde çileli bir halde ve daha da içinden çıkılmaz bir boyuta hızla ilerlemekte.
Yenikent bölgesinin en temel sorunlarının başında yer alır toplu ulaşım sistemi, bu hususta birçok şikâyet dile getirildi. Bölgede faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşları her fırsatta sorunu masaya taşıdılar.
Bölgede yolun yetersizliği ölümlü kazalara yol açmıştı, hatırlanacaktır. Acı tecrübeler yaşanmış olmasına karşın olan bir şey yok.
Yıllar içerisinde bir arpa boyu mesafe kat edilemedi.
Proje yapım hızı düşünülürse çok da yadırganacak bir durumdan söz edilemez. İlk paylaşıldığından itibaren üzerinden yirmi yıl geçmiş, artık yapım zamanı gelmiş demektir.
Birkaç yıl sonra bitirileceği düşünülürse bin yataklı hastanenin, onun içindir ki bugünden başlanılmalı hafif raylı sistem projesine.
Yenikent bölgesinin gelişiminin üzerindeki en büyük engel bu sayede ortadan kalkmış olur.
Domino etkisi teorisi misali bu sorunun çözümü beraberinde birçok sorunun çözümünü de getirmiş olacak.
Şehrin yerleşim merkezi olarak tartışmasız ilan edilmesi, sağlıklı büyümenin de adresi olacaktır.
Tarım arazilerinin de geleceği demektir aynı zamanda.








