Sözün neresinden başlansa, ne söylense. Akıl tutulması dedikleri sanırım bu olsa gerek. "AK parti sadece oydan ve seçimden ibaret değil. AK Parti hareketinin, öteki dünya ve imtihan için de bir vesile olduğunu düşünüyorum" sözün sahibi AKP Sakarya Milletvekili Lütfi Bayraktar.
Nasıl bir sözdür anlayan var mı ki acaba?
Bu arkadaş ne dediğinin farkında mı sözlerinin nereye varacağını düşünmeden mi söylüyor, "AK Parti’nin bir iyilik harekatı olduğunu, ulvi bir davalarının olduğunu" da belirtmiş.
AKP seçmeni öteki dünya meselesini halletmiş ve imtihanları vermiş, milletvekilinin sözlerinden anlaşılan bu olsa gerek. Yorum farklılığı yoksa sözlerinin maksadı durumu anlatıyor.
Dolayısıyla bizler düşünelim, AKP’ye hiç oy vermemiş bir yurttaşım ben, hatta CHP haricinde oy hiç kullanmadım, bu durumda benim akıbet ne olacak acaba?
Milletvekilinin benim durumumda olanlar hakkında bir görüşü var mı? Öteki dünya ve imtihan sorununu nasıl aşarız. Anlaşılan bu arkadaş öteki dünya mevzuunda deneyimli ve birikimli bir isim, sorularda elinde sanırım…
Öteki dünya meseleleri haşır neşir ki bu dünyaya ait sorunların çözümünde çabası da yok katkısı da. Sakarya seçmenine sorsak bu arkadaşın ismini de bilin çok azdır, milletvekili olduğu da çok bilinmiyordur.
Sanırım kendisinin de böylesi dertleri yok.
Öteki dünyasını halletmiş, bu dünyaya ilişkin dertlenmeye ne gerek kalmış. İyilik harekatı içinde yerini almış, ulvi davaya hizmet etmiş bir insan daha ne isteyebilir ki!!
İyilik harekatı içerisinde de ulvi davaya hizmette de yerimizi alamadık, vay bizim halimize…
Milletvekili bu sözleri Karasu ilçesinde, öteki dünya sorununu kendisi gibi halletmiş partilileri arasında söylemiş.
Hemen yanı başında bulunan Karasu Belediye Başkanı İshak Sarı ne demiş, "Karasu, üvey evlat ve yetim pozisyonunda. Maalesef Karasu her konuda görmezden geliniyor. Bizim artık bu ilçenin hizmet alabilmesi için elimizi masaya vurmamız gerekiyor"
Güvenlik açısından da ilçede zafiyet oluştuğunu söyleyen Başkan Sarı, "Çevik kuvvet gelmiyor. Bizim bunu istememizin sebebi 15 kilometrelik sahil bandımızın olması. 15 zabıta ile bizim bütün mekanizmayı kontrol etmemiz mümkün değil. Vali beye geçen söyledik, baktık üç tane gelmiş. Bu bekçiler gece mi gezecekler, gündüz mü? Emniyet buna bir karar versin artık. Bu iş bile Karasu Belediyesi’nin üstüne düştü. Bütün kamu kurumları çekilmiş yoklar gibi. Böyle tuhaf bir durum aldık. Mülki amire söylüyoruz olmuyor, üstüne söylüyoruz olmuyor. Artık sizin vasıtanızla masaya yumruğumuzu vurmamız lazım" diye açıklamalarda bulunmuş.
Başkan Sarı, son derece haklı şikayetlerde bulunmuş. Karasu ve Kocaali ilçelerimiz, şehrin kuzeyi yatırım fakiri haline dönüştü. Bu sözümde yanlış anlaşılmasın hizmet alan bölgemiz mi var…
Turizm merkezli kuzey bölgelerimiz bir türlü yatırım alamadı, üvey evlat durumuna düşürüldü.
Karasu Belediye Başkanı İshak Sarı, bu sözleri niçin Lütfi Bayraktar’a söylüyor? Milletvekili kuzey bölgesinin temsilcisi, yani o bölge milletvekili.
Sarı’nın atladığı ise Milletvekili bu dünya işleriyle uğraşmayı bırakmış, daha ulvi görevler peşinde. Onun için var olduğunu tarif ettiği sorunların çözümü için diğer milletvekillerinin kapısını çalmasıdır doğru olan.
Sarı’nın açıklamasında dikkatimi çeken diğer bir husus, masaya vurma meselesi. Yumrukla masaya vurulunca ne olacak, sihirli bir el dedikleri bu mu? Sorunlar birden çözüme kavuşuyor…
İktidar temsilcisi belediye başkanı ve milletvekilinin bayramlaşma esnasında, partililerinin huzurunda kamuya açık alanda yaptıkları konuşmalar, gerisini siz düşünün.
Biz kendi halimize yanalım, AK Partili olmak öteki dünya sorununu çözüyor. İlçe yatırım alamasa da iyilik harekatı ve ulvi davaya sahipler.








