Siyasi partilerin en çok olduğu ülkeler sıralamasında muhtemelen başlardayızdır…
Partisine küsen, kavga eden yanına birkaç kişi alır parti kurar, bazıları o kadar azınlık partilerdir ki! tesadüfen sosyal medyada görürsünüz ve böyle bir parti olduğunu öğrenirsiniz…
Maksat nedir, amaç nedir belli değildir maalesef…
*****
Her bireyin bir kültürü ve bununla doğru orantıda bakış açısı vardır… Doğal olarak da kendilerini yönetmesini istedikleri Lideri öncelikle kültürlerine ve hayat tarzlarını bozmadan yaşayacak şekilde seçerler…
Bu duruma toplum ve gelecek olarak bakamazlar!
Ya da adalet var mı? yok mu? çocuklarımız ileride güvende yaşayacaklar mı? bunla çok ilgilenmez onun yerine anlık zamanla hareket ederler…
Sonuç ortada…
Bir de bizim ülkemizde asla olmazsa olmazımız olan bir gelenek vardır, futbol takımı bir, siyasi parti iki ölümüne değişmeyen bir kalıp içerisindedir, değiştirmek falan haşa din değişimiyle neredeyse aynıdır…
*****
Gelelim kısa yazımın öz konusuna…
İYİ Parti yukarıda belirttiğim ismini bilmediğimiz azınlık partilerden biri elbette değil, ilk kurulduğu dönem itibariyle küskünleri bir araya getirerek, toplumun her kesiminden ciddi bir oy potansiyeli yakalamış, halk nezdinde de kendine hızlı yer edinmiş bir merkez sağ partidir…
En önemli sıkıntısı kuruluşu itibariyle hızla yıldızı parlarken, yanlış LİDERLİK(!) sonrası tabiri caizse dibi gören bir parti olması…
Emek vardı bana göre hem de ciddi anlamda bir emek…
İYİ Parti’nin tüm aktif üyelerinde bu emeği görmek mümkün…
Ocak ayında İYİ Parti Genel Başkanı sayın Müsavat Dervişoğlu Kocaeli’ne kahvaltılı bir ziyaret gerçekleştirdiğinde çok heyecanlı bir kalabalık olduğunu gördüm, partisine gönülden destek veren herkes bir aradaydı bu heyecan sanırım kısa sürmüş olmalı ki! İYİ Parti’nin son dönemlerde sıradan muhalefet açıklamaları harici hiçbir hamlesi yok ne yerelde ne de genelde…
İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu’nun çok hızlı ve etkili muhalif siyaset yapması kaçınılmaz oldu…
Nasıl ki! CHP hali hazırda her yaptığı açıklama hatta boykot çağrısı dikkate alınmak mecburiyeti hissediliyor ise bunu kan kaybını yaşayan İYİ Parti’nin de bir an evvel yapması ve biz buradayız demesi gerekir…
Halk gerçek anlamda sorunlarına çözüm bulacak onları yarı yolda bırakmayacak Lider arar her zaman, Müsavat Dervişoğlu bence böyle biri, konuşmaları çelişkili değil, bir gün önce ne dediyse aynısını yapıyor, parti içinde çok kutuplaşmaya izin vermediğini gözlemliyorum yanılıyor da olabilirim tabi…
Bu tavrını seçmenleri üzerinde kullanması, seçmenlerin de kafasındaki soru işaretlerinin kalkmasına sebep olur…
Uzun lafın kısası İYİ Parti’nin vitesi yükseltmesi, hamle yapması şart, bunu yapan liderlerden ve partilerden çok farklı olduğunu düşünmüyorum, ciddi olarak eğitimli, donanımlı ve siyasi tecrübeye sahip kişiler var parti yönetiminde…
Siyasi tarih raflarında ANAP, DSP, DYP vs. gibi birçok parti oldu eğer ki bu partilerin sonu olmak istemiyorlarsa bana göre yeni partnerler ile büyümeleri gerekir bunun için de eski güven veren zamanlarına dönüş yapmaları gerekir…
UNUTMAYIN…
Bir, sıfırdan büyüktür. Ama sıfır, eksi birden ÇOK büyüktür. Sıfırın ne kadar büyük bir sayı olduğunu eksiye düşünce anlarsınız… Yolun uzun olduğunu unutmamak gerek…
Sağlık ve huzurla kalın….









Şimdi birincisi devşirme bir parti olarak kurulan iyi parti sag oyları nasıl böleriz amacıyla kurulan sonrasında yaptıgı hamlelerle açıkça görülen kurucu başkanın partinin başından ayrılmasıyla ne yapacagı belli olmayan bir duruma düştüğünü açık ve net bir şekilde görüyoruz eğer bu şekilde devam ederse tarihin tozlu sayfalarına gömülecek gibi gözüküyor .