Malumunuz ülke gündemini takip etmeye kalksak iş yapamayız, hemen hemen her gün yeni olay ile karşı karşıyayız…
Efendim klavye başında her kez kahraman malumunuz…
Masa başında oturarak yazmak kolay tabi…
İnanın birçok klavye kahramanı(!) yazdığı yazıların muhatabı ile karşılaşsa eli ayağı birbirine girer benden söylemesi…
Konumuz devletin din adamı olarak seçtiği biri ile ilgili, ama isim yazmayacağım zaten kim olduğunu her kez biliyor, vefatı ile ülkece hepimizi yasa boğan Sanatçı Volkan Konak hakkında sosyal medyasında saçma sapan yorum yazan şahıs…
Son olarak da CHP Genel Başkanı sayın Özgür Özel’e tokat atacağını yazacak kadar şirazesi kaymış biri…
Nasıl bir kin, nasıl bir öfke anlamak mümkün değil…
Ülkemizin Kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün neden LAİKLİK’lik kısmına bu kadar özen gösterdiğini bir kez daha anladık…
Lâiklik, genel anlamda din ve devlet işlerinin birbirinden ayrılması, dinî inançların devlet yönetiminde ve siyasette rol oynamaması esasına dayanan temel ilkemiz…
Düşünün ki! Her gün insanlara dinimizin güzelliklerini anlatan bir din(!) adamı sosyal medyada karşınıza kin ve öfke ile paylaşımlar yaparak çıkıyor…
Hayır benim anlamadığım nokta ne sıfatla sosyal medyayı bu şekilde kullanabiliyor, nereden geliyor bu cesaret…
Kendisine tavsiyem…
İnsanlara şükür etmesini her gün öğrettiği gibi, keşke aktif olarak bu kadar başarılı olduğu sosyal medyasında, kul hakkından tutun da ölünün arkasından ağıza alınmayacak paylaşımlara, insanlara tehditvari hareketlere kadar kendisinde bulunan tüm kötü alışkanlıkların ne kadar zararlı bir şey olduğunun da paylaşımını yapabilse…
Ne mi oluyor sevgili okurlar, DİN ile DEVLET İŞLERİ BİRBİRİNE girince maalesef bu nahoş durum oluyor, İslam dinini bizlere hoş görü esas alınan her insanın Allah katında eşit olduğunu savunması gereken kişiler hem insanların ölümleri sonrası çirkinleşiyor hem de bir siyasi partinin liderine aşağılama yaparak bu kutsal görevi nasıl da ayaklar altına aldığını bizlere gösteriyor…








