Bana soracak olursanız siyasetin dili, dini hatta ırkı olmaz, daha doğrusu olmamalı…
Ama mevzu bahis halkı etkilemek olursa o zaman kartlar tekrar karılır…
Yıllarca süre gelen ve değişmeyen tek şeyin insanların görüş ve ahlaki değerlerine uygun siyaset tarafında olması gibi durumların siyasi dille ilgili olması gibi mesela…
Aslına baksanız bugün birçok siyasi partinin kuruluş hikayesi birbiri ile aynıdır…
Bugün yakın geçmişten gelen bir örnek versem sizlere, Milliyetçi Hareket Partisi’nden kopanlar, İyi Parti’yi kurmuşlar, İyi Parti’den kopanlar Anahtar Parti’ye geçmişler…
Ama hepsi bugün ayrı yolda yürüyen parti, neden bu değişim olmuş derseniz siyaset dilinin birbirine yakın olması yani Merkez Sağ diye kabul edilen tarafta olmaları…
Adalet ve Kalkınma Partisi ve Cumhuriyet Halk Partisi arasında yaşanan transfer görüş ile alakalı olmadığı çok aşikar, sol bir görüşte olan birinin belki merkez sağ partiye geçişi mümkünken sağ görüş bir partiye geçmesine sanırım kimse normal gözle bakamaz…
Yıllar önce Sefa Sirmen’in bir röportajına denk gelmiştim o zaman İzmit Belediye başkanıydı kendisi…
‘Siyaset yağlı kazığa benzer çıkması zor, inişi çok kolaydır’ demişti…
O gün bugün söz hep aklımdadır…
Siyaset ve siyasetçi diline bugün birçok örnek verebilirim yakın zamanlı, ama şimdilik kalsın eskilerden mizahi tarafı olanları ele alalım…
Eski siyasetçilerin gafları;
Tansu Çiller’in ‘Cenab-ı Allah'ı size emanet ediyorum’ demesi,
Rahmetli Süleyman Demirel’in ‘ Türkiye'de petrol vardı da tankerlerin hortumuna ağzımızı dayayarak biz mi içtik?’ demesi,
Turgut Özal’ın ‘benim memurum işini bilir’ demesi,
Bunlar hala aklımızda olan zaman zaman güldüğümüz siyasetçi dili ama gaf olarak…
Ama vatandaş tarafında bazı şeyler değişti…
Bugün seçmen herhangi bir partinin siyasi görüşüne eskisi kadar aldırış etmiyor aslında, bir kitle var sadece parti değiştirmek din değiştirmek gibi gören o grup haricindeki diğer kitle eskisi gibi değil…
Şu an mesleğim gereği fark ettiğim durum kaygılı ve bağımsız seçmen kitlesinin artması…
Eğer siyaset yapıyorsanız bir diliniz olmalı, ama bu dil değer yargıları kullanarak halkı etkileme dili olmamalı, zira pek de işe yaramaz bu saatten sonra…
İnsanlar namaz kılıp, kul hakkı yiyen ama liyakatsiz atamaları gözlerimizin içine baka baka yapanları da gördü(!)…
Atatürk çizgisini her platformda kullanıp, iktidarı bugüne kadar yaptığı yanlışlarla yerden yere vurarak eleştiren sözde sol görüşlü siyasetçilerin bambaşka hayatta ve dünyada olduklarınız da(!)…
Artık halk iyi yönetilmek istiyor, halkı yönetenlerin dini dili değil gerçekten liyakatla haktan ve hukuktan korkan kişilerle oy vermek istiyor…
Kararsız seçmen sayısı bu yüzden fazla bunu görüp çizgisini buna göre ayarlayan parti ilk genel seçimde büyük bir patlama yapar benden söylemesi…
Sağlık ve sevgiyle kalın…








